Home

biyokültürel çeşitlilikPresentation1

Biyokültürel çeşitlilik yaşamsal çeşitliliğin tüm belirtilerini (biyolojik, kültürel, dilsel) içerir. Yaşamın çeşitliliği sadece dünya da bulunan bitkilerin,hayvanların, yaşam alanlarının ve ekosistemlerin çeşitliliği değil aynı zamanda kültürlerin ve dillerin de çeşitliliğidir.

Yaşamın biyolojik, kültürel ve dilsel çeşitliliği birbirlerine paralel ya da birbirlerinden ayrı bölgelerde bulunmazlar. Aksine, tek bir kompleks sosyo-ekolojik uyarlanabilir sistemin farklı bakış açıları gibi birbirleriyle ilişkili ve birbirlerine bağlıdırlar.

Biyolojik, kültürel ve dilsel çeşitlilik arasındaki bağlantıyı anlamak için öncelikle farklı kültürlerde yaşayan insanların doğayla nasıl etkileşim halinde olduklarını düşünmeliyiz.

Her insan toplumu yaşam için  gerekli olan maddi manevi tüm ihtiyaçlarını çevrelerinden karşılarlar.

Bunu yaparak, her toplum çevreyle ilgili kendilerine özgü kültürel bilgi ve uygulamaları geliştirirler.

Bu kültürel bilgi ve uygulamalar dile yansır ve dil aracılığıyla aktarılır.

Küresel ölçekte, dil,kültür ve çevre arasındaki bağ biyoçeçitlilik ( haritada bitki çeşitliliğini gösteriyor) ve kültürel çeşitliliğin (haritada dilsel çeşitliliği gösteriyor) dağılımının belli noktalarda birbiriyle örtüşmesiyle  belirgin hale gelir.

g-Plant-Diversity-and-Language-DistributionDünyanın belli alanları, özellikle tropik alanlar arası, biyokültürel çeşitlilik açısından zengindir. Fakat biyolojik, kültürel ve dilsel çeşitlilik arasındaki güçlü bağ her yerde hatta çöllerde ve kuzey kutbunda bile vardır.

dünya

Biyokültürel Yokoluş Krizi

Biyologlar altıncı kitlesel biyoçeşitlilik yokoluş (tamamen insan faaliyetlerinin neden olduğu ilk yokoluş) dönemine girdiğimiz yönünde uzlaşmış durumdalar.

Her yıl yüz binlerce canlı türü yok olabilir. Günümüzdeki canlı yok oluş hızının geçmişteki yokoluş hızlarından 1000-10000 kat daha fazla olduğu tahmin edilmektedir.

Bunun yanında, bizler kültürel ve dilsel çeşitlilik yok oluş krizine de neden oluyoruz. Dünyada giderek artan sayıda kültürler ve diller egemen kültürlerin ve dillerin baskısından dolayı yok olma tehlikesi altındadır.

Yeni bir ölçüm, Dilsel Çeşitlilik İndeksi, 1970 ve 2005 yılları arasında dünyadaki dil çeşitliliğinde %20 oranında bir düşüş gösteriyor. Bu düşüş, dünya dillerini anadili olarak konuşanların sayılarındaki zaman içerisindeki değişim dikkate alınarak hesaplanmıştır.

Bu değişim Dünya Doğal Hayatı Koruma Derneği (WWF) Yaşayan Gezegen indeksindeki aynı zaman dilimindeki (1970-2005) biyoçeşitlilik kaybının oranıyla benzerlik göstermektedir.Bu benzerlik biyoçeşitlilik kaybı ile kültürel çeşitlilik kaybının el ele gittiğini ortaya koymaktadır.

Gelecek için Umut

Uzun zamandır problemin sebebi bizleriz, fakat aynı zamanda çözümüm de parçası olabiliriz. Değerlerimizi ve davranışlarımızı doğayla uyumlu olacak ve biyokültürel çeşitliliğe saygı duyarak onu koruyacak şekilde yeniden düzenlersek, bu krizi durdurabilir ve sürdürülebilir bir yola başlayabiliriz.

Kaynak: http://www.terralingua.org/

Reklamlar